KLASİKLER
Uzun bir süre önce Suç ve Ceza'yı okuma girişiminde bulunarak 2 kere baştan başlayıp ikisinde de aynı sayfada tıkanmamla dünya klasiklerini okumayı ileri yaşlara ertelemiştim aslında :(( Şimdi o yaşa eriştiğimi sanıyorum ki baya geç kaldım.(çaktırmayalım) Zaten bu kitaplara kim dayanabilirdi ki!!
Uğultulu Tepeler beni hiç sıkmadı açıkçası. Goa Yayınları'nın klasik kitaplarını çok sevdim çünkü anlatımı sade, anlaşılması kolay. (zaten sıkılsam bile okumaya yemin etmiştim en az bir klasik kitabı :))
Bu iki kitabı ise henüz okumaya fırsatım olmadı okuduğum anda düşüncelerimi paylaşmayı düşünüyorum.
PEGASUS YAYINLARI
Bu aralar Pegasus Yayınları'na takmış durumdaydım. Oturduğum yerde orjinal kitap alma imkanım olmadığı için (ne yazık ki) kitap fuarını hevesle beklemiştim. Fuardan bana düşenlerde bunlar oldu :))
Aslında bu kitabı büyük heveslerle almıştım. Bunun nedeni ise arkasında yazan şu yazıydı; KABUS GÖRMEYECEKSİNİZ... ÇÜNKÜ UYUYAMAYACAKSINIZ.
Fakat ben bunun aksine bu kitapta hiç korkmadım. Ben?? En basit korku filminden bile korkan insan :D E ben bile korkmadıysam vardır bir nedeni diye düşündüm. Yani abartıldığı gibi bir kitap değildi bana göre. Hatta kitabın son sayfalarına kadar kendi kendimi korkuttum kesin şimdi bir şey olur diye ama o da olmadı :((
AGATHA CHRISTIE
Eveeet bir polisiye tutkum olduğu doğru :)) Ama sadece kitaplarda çünkü polisiye dizi ve filmlerde aşırı sıkılıyorum. (sanırım biraz ters bi insanım) Bu kitapta alışık olduğumuz Agatha Christie romanlarından biri. Fuarda görünce dayanamayıp almış bir gecede okumuştum. Sonu tahmin edilmedik şekilde bitti.
NOT: Kitaplarla ilgili detay vermiyorum çünkü kitapların özetleri internette mevcut. Ben sadece kendi düşüncelerimi paylaşıyorum :))
Detay: Resimler bana aittir. Çarşaflar azıcık kırışık kalmış özür dilerim :(
YAYININ ŞARKISI
"Ayrılamadığın her yer bir hapishanedir."
-Liberal Arts







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder